7 Eylül 2011 Çarşamba
.

Bedava Kedi Yavruları
...Aysecik evinin önünde içinde yeni doğmuş kedi yavrulari olan bir kutuyla oturmuş onlari isteyenlere vermek için de BEDAVA YAVRULAR ilani yazmış..
Kızın önünde siyah iki araba durur ve öndekinden bir adam iner,
"Merhaba güzel, benim adim Arınç bu kutuda ne var?" der.
Aysecik de "Kedi yavrulari" der.
Arinc, "bunlarin yaşı kaç ?" diye sorar.
Ayşecik "Daha çok küçükler gözleri bile açılmadı" der.
"Peki bunlar ne cins kediler?"
Ayşecik gülümseyerek, "AKP'li" der.
Arınç kulaklarına inanamaz. Hemen Patronu Recep efendiyi arar durumu anlatır.
Bu ele geçmiyecek bir seçim propaganda imkanidir. Hemen gerekli medyaya haber verilir.
İki gun sonra Ayşeciğin sepetinin önünde bir kaç tane TV yayını yapan araçlar durur.
Kameralar hazır olunca Tayyip efendi arabasindan inip Ayşeciğin yanına gelir ve "günaydin güzel kız. Bu arkadaşlara bu yavruların ne cins olduklarini söyler misin ?" der.
"Tabi efendim," der Ayşecik "Bunlar CHP'li"
Arınç ve Tayyip efendi çok şaşırırlar, "Fakat sen daha geçen gün bunlarin AKP'li olduklarını
söylememiş miydin ?" diye sorarlar.
Ayşecik gülerek, "Evet doğru. Fakat bu gün onların gözleri açıldı"
...Aysecik evinin önünde içinde yeni doğmuş kedi yavrulari olan bir kutuyla oturmuş onlari isteyenlere vermek için de BEDAVA YAVRULAR ilani yazmış..
Kızın önünde siyah iki araba durur ve öndekinden bir adam iner,
"Merhaba güzel, benim adim Arınç bu kutuda ne var?" der.
Aysecik de "Kedi yavrulari" der.
Arinc, "bunlarin yaşı kaç ?" diye sorar.
Ayşecik "Daha çok küçükler gözleri bile açılmadı" der.
"Peki bunlar ne cins kediler?"
Ayşecik gülümseyerek, "AKP'li" der.
Arınç kulaklarına inanamaz. Hemen Patronu Recep efendiyi arar durumu anlatır.
Bu ele geçmiyecek bir seçim propaganda imkanidir. Hemen gerekli medyaya haber verilir.
İki gun sonra Ayşeciğin sepetinin önünde bir kaç tane TV yayını yapan araçlar durur.
Kameralar hazır olunca Tayyip efendi arabasindan inip Ayşeciğin yanına gelir ve "günaydin güzel kız. Bu arkadaşlara bu yavruların ne cins olduklarini söyler misin ?" der.
"Tabi efendim," der Ayşecik "Bunlar CHP'li"
Arınç ve Tayyip efendi çok şaşırırlar, "Fakat sen daha geçen gün bunlarin AKP'li olduklarını
söylememiş miydin ?" diye sorarlar.
Ayşecik gülerek, "Evet doğru. Fakat bu gün onların gözleri açıldı"
28 Ocak 2011 Cuma
"Tanıştığımız Yerde..."
Kırk yıllık dost gibi paylaştın
Tanıştığımız günün sevincini
Şiire güle bülbüle
Yandığım gibi yandım
Tutuştum sana
O harika gün bitti
Başı önünde ben
Şarap rengi gözlerin
Gözlerime değmeden
Uğurladım ya seni
''Edası eda nazı naz''
Şairin dediği gibi...
Kocatepe'nin eteklerinden
Bir göründün bir kayboldun
Kaç bin saat geçti
Kerem'miyim Mecnun'muyum
Bilmiyorum
Seni yalnız seni bekliyorum.
Deme sakın nerde
Tanıştığımız yerde
Koray Banguoglu
Tanıştığımız günün sevincini
Şiire güle bülbüle
Yandığım gibi yandım
Tutuştum sana
O harika gün bitti
Başı önünde ben
Şarap rengi gözlerin
Gözlerime değmeden
Uğurladım ya seni
''Edası eda nazı naz''
Şairin dediği gibi...
Kocatepe'nin eteklerinden
Bir göründün bir kayboldun
Kaç bin saat geçti
Kerem'miyim Mecnun'muyum
Bilmiyorum
Seni yalnız seni bekliyorum.
Deme sakın nerde
Tanıştığımız yerde
Koray Banguoglu
4 Aralık 2010 Cumartesi
27 Kasım 2010 Cumartesi
22 Kasım 2010 Pazartesi
*

Amerika'da koyu dindar dört kadın,bir yandan kahve içiyorlar;bir yandan da
sohbet ediyorlardı.
Birinci kadın,oğlundan söz açtı;
..."Benim oğlum rahiptir" dedi."bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes
kendisine 'Peder' der."
İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti.
"Benim oğlum ise papazdır"dedi."Bir topluluğa girdiğinde onu gören
herkes kendisine 'Aziz Peder' der."
Üçüncü kadın da oğluyla övündü:
"Benim oğlum ise kardinaldir" dedi."Bir topluluğa girdiğinde onu gören
herkes kendisine 'Yüce Aziz' der."
Üç kadın oğullarıyla övünmelerini bitirdikten sonra, dördüncü kadını
dinlemeye hazır olduklarını belirtmek için gözlerini ona
diktiler,beklemeye başladılar.Fakat dördüncü kadın konuşmuyor,büyük bir
keyifle kahvesini yudumluyordu....
İlk üç kadın bir ağızdan sordular:
"Ya senin oğlun?" dediler."Sen de söz etsene oğlundan...."
Dördüncü kadın,kahvesinden son yudumunu da aldıktan sonra ağır ağır
konuşarak oğlunu anlatmaya başladı: "Benim oğlum 1.95 boyunda, dalgalı siyah saçlı,
yeşil gözlü, geniş omuzlu, atletik yapılı, son derece şık giyinen ve 27 yaşında olmasına
karşın çok zengin bir kişidir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören
tüm kadınlar birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve
"AMAN TANRIM! " derler..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





.jpg)
.jpg)


















