8 Ağustos 2010 Pazar

4 Ağustos 2010 Çarşamba

FIKRA



Türk Polisi :))

Dünya Polis Teskilatlanmasi örgütü bir gün Alman, Fransiz ve Türk Polislerin
katildigi
bir yarisma düzenler. Buna göre ; ormana bir yaban tavsani
birakilacak ve en organize, en çabuk sekilde tavsani bulup görevlilere
teslim edecek teskilat büyük ödülün sahibi olacaktir. Bütün hazirliklar
tamamlandiginda yarisma baslar. Fizik gücü yüksek disiplinli polizeiler
ormana girerler, sagli sollu kosusturmacalar, degisik tuzaklarla birlikte
yakalanmasi hayli zor olan yaban tavsanini 5 dakikaya yakin bir sürede
görevlilere teslim ederler. Sira gelir Fransizlara. Kartezyen Fransizlar,
"Ulan ben bir yaban tavsani olsam nereye saklanirdim acaba?" diye düsünerek,
arayarak yaban tavsanini bulurlar, böylece 3 dakikalik bir zaman dilimi
içerisinde tavsani görevlilere teslim ederler. Türkler son yarismaci olarak
ormana dalarlar, bir curcuna olur ve ortaliktan kaybolurlar. yarim saat
olur, bir saat olur, iki saat olur hiçbir haber alinamaz. Yetkililer tam
dagilmaya hazirlaniyorken, Türk polisler çikagelir, yanlarinda
kelepçelenmis, agzi burnu kan içinde bir boz ayi da onlara eslik etmektedir.
yetkililer sorar:
- Hani kardesim yaban tavsani? Onca saattir neredeydiniz?
- (Polis boz ayiya dönerek):Konus ulan!
- (Boz ayi aglayarak):Ben bir küçük yaban tavsaniyim, ben bir küçük yaban
tavsaniyim..
.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

*****Kainatı kirletiyorum


Reklam klibi aşağıdaki linkten izlenebilir:
Kainatı kirletiyorum
Reklamcıyım. Evet, kainatı kirletiyorum. Ben size en pis şeyleri bile satan adamım. Asla sahip olamayacağınız o şeylerin hayalini kurduran... PhotoShop'ta rötuşlanmış kusursuz bir mutluluk. Kılı kırk yararak oluşturulmuş görüntüler, moda müzikler.

Zar zor biriktirdiğiniz paralarla, son kampanyada itelediğim rüyalarınızın arabasını satın almayı başardığınızda, ben onu çoktan demode etmiş olacağım. Ben üç model önde gidiyorum ve her zaman sizi hüsrana ugratmanın bir yolunu bulurum.
Glamour (cazibe); attığınız her adımda sizden biraz daha uzaklaşan o masal ülkesinin adıdır. Sizi yenilik bağımlısı yapıyorum. Yeniliğin avantajı, hiçbir zaman yeni kalmamasıdır. Her zaman bir öncekini eskitecek yeni bir yenilik bulunuyor.
Salyalarınızı akıtmak: Benim görevim bu. Benim mesleğimde kimse mutlu olmanızı istemez, çünkü mutlu insanlar tüketmezler.

Çektiğiniz acı, ticareti canlandırıyor. Bizim jargonumuzda buna "alışveriş sonrası düş kırıklığı" deniyor. Size acilen bir ürün gerekiyor; ama ona sahip olur olmaz bir başkasına gereksinim duyuyorsunuz... İhtiyaçlar meydana getirmek için kıskançlığı, acıyı, doyumsuzluğu körüklemek gerekiyor: İşte benim savaş gereçlerim bunlar. Hedefim ise sizsiniz...

Frederic Beigbeder

Reklam klibi aşağıdaki linkten izlenebilir:

29 Temmuz 2010 Perşembe

20 Temmuz 2010 Salı

"HAYAT BİR GEMİ..."